Tüzel Kişiliğin Sona Ermesi

Tüzel kişiler insanlar gibi hayatları sınırlı olan varlıklar değildir. Bu yüzden varlıklarını uzun süre devam ettirebilirler. Bununla birlikte, tüzel kişileri ebedi varlıklar olarak kabul etmek de doğru değildir, çünkü bazı durumlarda tüzel kişilerin de hayatı aynen gerçek kişilerdeki gibi sona erebilmektedir.

Medeni kanunumuz, bütün tüzel kişileri kapsayan sona erme sebeplerinin belirtmemiş. Yalnızca dernek ve vakıflara yönelik sonra erme durumlarını düzenlemiştir. Bu nedenle, bu yazımızda sadece derneklere özgü sona erme hallerini ele alacağız. Bu durumları iki başlıkta toplamak mümkündür.

İnfisah (Dağılma)

Bir derneğin tüzel kişiliğinin belli durumlarda herhangi bir işleme veya karara gerek duyulmaksızın kendiliğinden sonra ermesi durumudur. Bir derneğin kendiliğinden dağılma halinin tespiti, dernek merkezinin bulunduğu yerin en büyük mülki amirinin kararıyla olmaktadır.

İnfisah gerektiren durumlar

Amacın gerçekleşmiş olması

Eğer tüzel kişiler, kuruluş amaçlarına gerçekleştirirlerse, erişmek istedikleri amaca ulaşırlarsa, yaşamalarına artık gerek kalmaz.


Sürenin geçmiş olması

Kuruluşunda belli bir süreyle devam edeceği önceden tespit edilmiş bir tüzel kişilik söz konusu ise, bu sürenin geçmiş olması hali de tüzel kişiliğin kendiliğinden dağılması sonucunu ortaya çıkarır.


Yönetim kurulunu kuramayacak hale gelme

Bir dernek tüzüğüne göre, yönetim kurulunu kuramayacak hale gelirse, bu hal de onun kendiliğinden dağılmasını gerektirmektedir.


Aciz hale düşme

Bir derneğin eğer borçları mevcudundan çok fazla olursa, bunları bir türlü ödeyemezse, bu durum da tüzel kişiliğin kendiliğinden sona ermesi sonucunu doğurmaktadır.


Üst üste iki olağan genel kurul toplantısının yapılamaması

Bir derneğin olağan genel kurul toplantısı belirtilen yeter sayının bulunmaması nedeniyle üst üste iki defa yapılamazsa, bu dernek kendiliğinden dağılmış sayılır.


İlk genel kurul toplantısının yapılmamış olması

Dernekler, medeni kanun gereğince yapılan yazılı bildirimi izleyen altı ay içinde ilk genel kurul toplantılarını yapmak ve organlarını oluşturmak zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde, her ilgili sulh hâkiminden derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitinin isteyebilir.

Fesih (Dağıtılma)

Fesih veya dağıtılma, bir derneğin herhangi bir kararla ortadan kaldırılması demektir. İki şekilde mümkündür. Kendi yetkili organının kararıyla ve yargısal bir kararla.

Kendi Yetkili Organının Kararıyla

Bir dernek kendisini feshetmeye her zaman karar verebilmektedir. Fesih kararı vermeye yetkili organ, derneğin genel kuruludur. Derneğin feshi yönetim kurulu tarafından mahallin en büyük mülki amirliğine yazışmayla bildirilir.

Yargısal Bir Kararla

Amacın Hukuka veya Ahlaka Aykırı Hale Gelmesi

Tüzel kişiler hukuka veya ahlaka aykırı amaçlarla kurulamazlar. Başlangıçta gayesi hukuka veya ahlaka aykırı olmayan bir derneğin gayesi sonradan hukuka veya ahlaka aykırı hale gelirse, bu dernek ilgililerden biri veya savcının istemi üzerine mahkeme kararıyla feshedilir.

Medeni Kanunun Emredici Hükümlerine Uyulmamış Olması

Yetkili merciler tarafından yapılan yazılı isteme rağmen, 30 gün içinde kuruluş bildirisinde, tüzükte ve kurucuların hukuki durumlarındaki noksanlıkların tamamlanmamış veya kanuna aykırılıkların giderilmemiş olması, olağan genel kurul toplantısının tüzükte belirtilen süre içinde yapılmamış veya kanunen oluşturulması gereken zorunlu organların oluşturulmamış olması gibi durumlarda, dernekler mahkeme kararı ile feshedilirler.

Hiç yorum yok: