Karşılaştırmalı Üstünlük Teorisi (theory of comparative advantages)

Adam Smith'den sonra gelen David Ricardo, onun fikirleri üzerine ilave ederek yeni bir teorinin temellerini attı, bu teori öylesine güçlüdür ki günümüze kadar yaklaşık 2 asır boyunca uluslarası ticaret açısından temel nokta olarak kabul edilmiştir.

Mutlak üstünlük teorisi ile arasındaki esas fark ise, karşılaştırmalı üstünlük teorisi mutlak üstünlüğü de içinde barındırdığı gerçeği, ama mutlak üstünlük teorisi karşılaştırmalı üstünlük teorisi olmadan eksik kalmasıdır.

Bu teoride öncekine ek olarak ifade edilen, ülkeler arasındaki ticari ilişkilerin yalnızca mutlak üstünlük olduğunda değil, karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduklarında da yapılması gerekliliğidir.

Sanayileşmiş ve gelişmiş bir ülkenin bir çok ürünü daha az gelişmiş ülkelerden ucuza üretmesi mümkündür, karşılaştırmalı üstünlük teorisi bu durumda bile dış ticaretin her iki ülke açısından daha fazla refah getirdiğini kanıtlayan bir özellik taşır.

David Ricardo'nun bu konudaki örneği İngiltere ile Portekiz arasındaki ticari ilişkiyi içerir.

Bir iş günü imal edilen ürün miktarı açısından bakarak,

İngiltere 80 metre kumaş ve 40 litre şarap üretebilecek durumda,
Portekiz 10 metre kumaş ve 20 litre şarap üretebilmektedir.

İngiltere her iki malda da mutlak üstünlüğe sahip, ve mutlak üstünlük teorisinde uluslarası ticaret yapması beklenilmez.
Ama karşılaştırmalı üstünlük teorisinde konuya bakarsak, kumaşta 8 kat, şarapta ise 2 kat üstünlük bulunmaktadır. Bu nedenle İngiltere'nin kumaş, ve Portekiz'in şarap üretiminde uzmanlaşmasıyla her iki ülkede de refah artacaktır.

İngiltere'de 1 kumaş = 0,5 şarap
Portekiz'de 1 kumaş = 2 şarap

uluslarası piyasada
1 kumaş = 1 şarap eşit olduğu kabul edilirse,

İngiltere her birim kumaş ihracatı yaptığında 1 şarap ithalatı yapmış olacak.
Bu açıdan kendi piyasasında 1 kumaşın değeri 0,5 şarap olduğundan, 1 kumaş verip (1 kumaş=0,5 şarap + 0,5 şarap) = 1 şarap almış olurlar. kazanç 0,5 şarap.

Portekiz her birim şarap ihracatı yaptığında 1 kumaş ithalat yapmış olacak.
Bu açıdan kendi piyasasında 1 kumaşın değeri 2 şarap olduğundan, 1 şarap verip 1 kumaş=2 şarap alırlar, kazanç 1 şarap=0,5 kumaş.

Özet olarak uluslarası ticaret sadece mutlak üstünlük (absolute advantage) olduğunda değil, karşılaştırmalı üstünlük (comparative advantage) olduğu zamanda iki taraf için kazanç getirmekte yani yapılması beklenmektedir.

Karşılaştırmalı üstünlük teorisinde dış ticaretin olması beklenmediği durum sadece ve sadece her iki üründe de aynı kat üstünlüğe sahip olunması durumudur.

Örnek olarak,
İngiltere 20 metre kumaş ve 40 litre şarap
Portekiz 10 metre kumaş ve 20 litre şarap
durumunda karşılaştırmalı üstünlük teorisindeki ticaret beklentisi dışında kalır.

Karşılaştırmalı Üstünlük Teorisinin tarih boyunca temel çerçevesi sabit kalmak kaydıyla çeşitli eksiklikleri ortaya konmuş ve bu süreç boyunca yeni eklemeler yapılmıştır. Bu noktalar;

-Ülkeler arası işgücü verim farkı açıklanmamıştır.
İşgücü homojen olarak kabul edilerek, işgücünün nitelikleri eğitim ve öğretim, toplum yapısı ve üretimin yönetimi konuları hesaba katılmamıştır. Faktör Donatımı Teorisi ile bu konuda ekleme yapılmıştır.

-İş gücü ülke içinde tam hareketli, ülkeler arası ise sıfır hareketli olarak kabul edilmiş.
Fakat, bilindiği gibi ne ülke içerisinde tamamen harekete sahip bir işgücü ne de ülkeler arasında göçlerin olmadığı bir gerçeklik söz konusu değildir. Göçlerin teorinin temelini sarsma etkisi olabilir, eğer emek verimliliğini farkını eşitleyecek düzeyde olursa.

-Teori arza dayalı olarak kurgulanmıştır.
Maliyet ve Fiyat kavramları yoktur, bu nedenle talep dikkate alınmaz. ama fiyatın oluşmasında arz kadar talebinde etkisi olduğu bilinmektedir. Buna istinaden uluslarası fiyat düzeyi tam olarak açıklanamaz.

-Sabit maliyet ve tam uzmanlaşmaya bağlıdır.
Sabit maliyet nedeniyle tam uzmanlaşma beklenir ve diğer ürünün üretimi sıfır olmalıdır. Fakat, gerçekte söz konusu ürün hiçbir zaman sıfır seviyesine inmez, eksik uzmanlaşma fikriyle bu konuda çözüme kavuşturulmuştur.

-Statik bir modeldir.
Zaman ve değişme dikkate alınmaz. Gerçek hayatta ise tam tersi söz konusudur ve değişim her zaman var olmaktadır. Az gelişmiş ülkeler an itibariyle tarım ürünlerindeki üstünlüğü sürekli devam ettirmek yerine sanayi ürünlerinde üstünlüğü amaçlamaları beklenir.

-Üretimin aşamalara ayrılması düşünülmemiştir.
Üretimin aşamalarının günümüzde çeşitli ülkelerde gerçekleştirilmesi söz konusudur, bunun en güzel örnekleri çok uluslu şirketlerdir. Bu eksikliğe karşı teorinin kurulduğu nihai mal yerine ara mal uzmanlaşması da eklenmesi bu çelişkiyi sona erdirir.

Sonuç olarak, David Ricardo'nun Karşılaştırmalı Üstünlük Teorisi günümüz uluslarası ticaretinde hala geçerliliği süren ve tarihsel açıdan dış ticaret için en önemli gelişmelerden biri olarak kabul edilmektedir.

Hiç yorum yok: